4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Kanun (“Kanun”) ile gelir vergisi, kurumlar vergisi, yabancı yatırımlar ve İstanbul Finans Merkezi rejimine ilişkin önemli değişiklikler yürürlüğe girmiştir. Bu kapsamda, özellikle uluslararası şirketler, bölgesel hizmet merkezi yapılanmaları, İstanbul Finans Merkezi katılımcıları ve Türkiye’ye yerleşmeyi planlayan gerçek kişiler bakımından önemli vergi avantajları ve teşvikler getirilmektedir. Bunlar özetle aşağıdaki gibidir:

1. Türkiye’ye Yerleşen Gerçek Kişiler İçin Yurt Dışı Gelir İstisnası

Gelir Vergisi Kanunu’na eklenen mükerrer 20/D maddesi ile belirli şartları sağlayan gerçek kişilerin Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratları, Türkiye’ye yerleşmelerini takip eden 20 yıl boyunca gelir vergisinden istisna edilmiştir. İstisnadan yararlanılabilmesi için kişinin Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması gerekmektedir. Söz konusu gelirler için yıllık beyanname verilmeyecek olup, diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi halinde de bu gelirler beyannameye dahil edilmeyecektir.

Bu düzenleme, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılan kişiler bakımından uygulanacaktır.

2. “Nitelikli Hizmet Merkezi” Statüsü Getirildi

Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na eklenen yeni düzenleme ile ilk kez “Nitelikli Hizmet Merkezi” kavramı tanımlanmıştır. Düzenleme kapsamında, grup şirketlerine yönelik finans, muhasebe, risk yönetimi, insan kaynakları, veri analitiği, teknoloji ve dijital dönüşüm, stratejik danışmanlık ve benzeri hizmetleri Türkiye’den sunan şirketler için yeni bir teşvik rejimi oluşturulmuştur.

Bu statüden yararlanılabilmesi için şirketlerin en az üç farklı ülkede faaliyet gösteren bir grup bünyesinde yer alması ve yıllık hasılatlarının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden elde etmesi gerekmektedir.

a. Nitelikli Hizmet Merkezlerine Kurumlar Vergisi Avantajı

Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen düzenleme ile Nitelikli Hizmet Merkezleri’nin münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurumlar vergisi matrahından indirilebilecektir. İndirim, faaliyete başlanılan hesap döneminden itibaren 20 hesap dönemi boyunca uygulanacaktır. İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren Nitelikli Hizmet Merkezleri ile belirli endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren şirketler bakımından indirim oranı %100 olarak uygulanabilecektir.

Düzenleme, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak üzere, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ilişkin kurum kazançları bakımından uygulanacaktır.

b. Nitelikli Hizmet Personeline Ücret İstisnası

Nitelikli Hizmet Merkezleri’nde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katına kadar olan kısmı gelir vergisinden istisna edilmiştir. Belirli endüstri bölgelerinde ve İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren merkezler bakımından bu sınır brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanacaktır.

3. Yurt Dışı Ticaret Kazançlarına İlişkin İndirim Genişletildi

Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleştirilen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden elde edilen kazançlar bakımından uygulanan kurumlar vergisi indirimi %95’e çıkarılmıştır. İstanbul Finans Merkezi katılımcıları ve belirli endüstri bölgelerinde faaliyet gösteren şirketler bakımından söz konusu oran %100 olarak uygulanabilecektir. Söz konusu indirimden yararlanılabilmesi için ilgili kazancın kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi gerekmektedir.

Düzenleme, 1 Temmuz 2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak üzere, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine ilişkin kurum kazançları bakımından uygulanacaktır.

4. Üretim ve Tarımsal Üretim Kazançlarında %12,5 Kurumlar Vergisi

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde yapılan değişiklik ile sanayi sicil belgesine sahip ve fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlar için kurumlar vergisi oranı %12,5 olarak belirlenmiştir.

Bu düzenleme, 2027 ve sonraki vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanacaktır.

5. Yeni Varlık Barışı Düzenlemesi

Kanun ile yeni bir varlık barışı uygulaması ihdas edilmiştir. Buna göre, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile Türkiye’de bulunmasına rağmen kanuni kayıtlarda yer almayan belirli varlıkların 31 Temmuz 2027 tarihine kadar ilgili banka ve aracı kurumlar nezdinde bildirilmesi mümkün olacaktır.

Düzenleme kapsamında bildirilen varlıklar üzerinden kural olarak %5 oranında vergi ödenmesi öngörülmekte olup, söz konusu varlıkların belirli sürelerle vadeli hesaplarda, devlet iç borçlanma senetlerinde, kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulmasının taahhüt edilmesi halinde uygulanacak vergi oranı %0’a kadar düşebilmektedir. Kanun’da öngörülen bildirim, transfer, ödeme ve diğer şartların yerine getirilmesi halinde, bildirime konu edilen varlıklara ilişkin vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacağı düzenlenmiştir.

Bu haliyle düzenleme, yurt içi ve yurt dışındaki belirli varlıkların kayıt altına alınmasını teşvik ederken, ilgili şartların sağlanması kaydıyla vergi güvenliği de sağlamayı amaçlamaktadır. Düzenleme yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bildirimler 31 Temmuz 2027 tarihine kadar yapılabilecektir.

6. İstanbul Finans Merkezi Rejimi Güçlendirildi

7582 sayılı Kanun ile İstanbul Finans Merkezi (“İFM”) kapsamında sağlanan vergi teşviklerinin süresi önemli ölçüde uzatılmıştır. Bu kapsamda, İFM katılımcılarına tanınan belirli vergi avantajlarının uygulanma süresi 2031 yılından 2047 yılına uzatılmış, ayrıca bazı teşviklerin yararlanma süresi beş yıldan yirmi yıla çıkarılmıştır.

Kanun ile getirilen Nitelikli Hizmet Merkezi rejimi, İFM kapsamında sağlanan teşviklerden yararlanabilecek faaliyet alanlarını da genişletmektedir. Buna göre, İFM’de faaliyet gösteren ve ilgili şartları sağlayan Nitelikli Hizmet Merkezleri, yurt dışına sundukları hizmetlerden elde ettikleri kazançlar bakımından %100’e kadar kurumlar vergisi avantajından yararlanabilecek ve bu avantajlardan yirmi hesap dönemi boyunca faydalanabilecektir.

Yapılan değişiklikler, İFM’nin yalnızca banka ve finansal kuruluşlara yönelik bir merkez olarak değil, çok uluslu şirketlerin bölgesel yönetim ve hizmet faaliyetlerinin yürütülebileceği bir platform olarak da konumlandırılmak istendiğini göstermektedir. Bu kapsamda, Nitelikli Hizmet Merkezi rejimi ile İFM teşviklerinin birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Sonuç

Kanun ile getirilen düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin özellikle çok uluslu şirketlerin bölgesel yönetim, finansman ve hizmet faaliyetlerini ülkeye çekmeyi amaçladığı görülmektedir. Özellikle Nitelikli Hizmet Merkezi rejiminin ihdas edilmesi, bu merkezlere sağlanan vergi avantajları ve İstanbul Finans Merkezi teşviklerinin uzun vadeli hale getirilmesi birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin bölgesel yönetim, hizmet ve finans merkezlerine ev sahipliği yapma yönündeki politikasının güçlendiği görülmektedir. Düzenlemeler, Türkiye’de bölgesel operasyon veya grup içi hizmet merkezi kurmayı değerlendiren çok uluslu şirketler açısından da yeni fırsatlar yaratabilecektir.

Additional Posts