Türkiye’de üçüncü kişi finansmanı ve CIArb 2025 Rehberi – Lexist

I. Giriş

Tahkimde üçüncü kişi finansmanı, uyuşmazlığın taraflarından birinin hukuki giderleri ile tahkim masraflarının, uyuşmazlıkla ilgisi bulunmayan bir üçüncü kişi tarafından, uyuşmazlık sonucunda elde edilecek alacaktan pay alma karşılığında finanse edilmesidir. Bu model, mali kaynakları sınırlı davacılar için adalete erişimi kolaylaştırırken, tahkim usulüne ilişkin bazı tartışmaları da beraberinde getirmiştir. Tahkim kurumları ve yasama organları, üçüncü kişi finansmanını artık kendi kural ve mevzuatlarında açıkça düzenlemektedir.
Bu inceleme, tahkim yeri Türkiye olan tahkimler ile Türk taraflar açısından üçüncü kişi finansmanını ele almaktadır.
Bu kapsamda:
  • Tahkimde üçüncü kişi finansmanının kavramsal çerçevesi,
  • Türk hukuku ve Türk tahkim uygulaması çerçevesinde üçüncü kişi finansmanının hukuki dayanakları ve sınırları,
  • Chartered Institute of Arbitrators (“CIArb”) tarafından yayımlanan 2025 tarihli Üçüncü Kişi Finansmanı Rehberi’nin (“CIArb Rehberi”) sistematiği, temel ilkeleri ve pratik önemi ile
  • Türkiye’de üçüncü kişi finansmanına yönelik mevcut ve muhtemel talebin ekonomik ve usuli arka planı
değerlendirilmektedir. İnceleme, Türk mevzuatı, kurumsal tahkim kuralları, CIArb Rehberi ve karşılaştırmalı hukuk kaynakları çerçevesinde yapılmaktadır.

II. Tahkimde Üçüncü Kişi Finansmanı

Geçmişte daha sınırlı bir uygulama alanına sahip olan üçüncü kişi finansmanı, son yıllarda uluslararası tahkim pratiğinde giderek yaygınlaşmış; daha görünür ve kurumsal bir finansman aracı hâline gelmiştir. Bu gelişimin arkasında, uyuşmazlıkların karmaşıklığı ve tarafların yargılama risklerini daha etkin biçimde yönetme ihtiyacı bulunmaktadır. Üçüncü kişi finansmanı, bu bağlamda, yalnızca finansman sağlamaya yönelik bir araç olmanın ötesine geçerek, taleplerin ekonomik rasyonalitesi ve risk profili üzerinden yapılandırılan profesyonel bir yatırım modeli olarak şekillenmiştir.

Üçüncü kişi fon sağlayıcı, yatırım kararı vermeden önce talebin içeriği ve değeri özelinde kapsamlı bir inceleme yapmaktadır. Fon sağlayıcı, getiriyi ise genellikle ya hükmedilen tutarın belirli bir yüzdesi ya da finanse edilen meblağın belirli bir katı olarak belirlemektedir. Bu düzenleme, davacıların maliyet yükümlülüğü altına girmeksizin taleplerini ileri sürebilmelerine imkân tanırken, mali riski üçüncü kişi fon sağlayıcıya devretmektedir.

Hakem heyetleri, tahkim kurumları ve yargı çevreleri, üçüncü kişi finansmanının açıklama, çıkar çatışmaları, gizlilik ve masrafların tahsili gibi konular üzerindeki etkisini giderek daha fazla ele almaktadır. Örneğin ICSID Tahkim Kuralları madde 14 (2022), üçüncü kişi fon sağlayıcının adı ve adresi dahil olmak üzere herhangi bir üçüncü kişi finansmanı düzenlemesinin yargılamanın erken aşamalarında açıklanmasını öngörmektedir. ICC Tahkim Kuralları madde 11(7) (2021) de yargılamanın sonucundan ekonomik menfaat elde etmeyi bekleyen herhangi bir üçüncü kişi hakkında derhal bildirim yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Nijerya ve Malezya gibi bazı ülkeler ise yakın dönemde tahkim mevzuatlarında yaptıkları değişikliklerle üçüncü kişi finansmanını açıkça tanımış veya düzenleme altına almıştır.

III. Tahkim Yeri Türkiye’de Olan Tahkimlerde Üçüncü Kişi Finansmanı

Türk hukukunda üçüncü kişi finansmanını doğrudan düzenleyen veya yasaklayan özel bir kanun ya da ikincil mevzuat bulunmamaktadır. 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ve ulusal tahkim rejimini düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, üçüncü kişi finansmanına ilişkin herhangi bir hüküm içermemektedir.

Bunun yerine, üçüncü kişi finansmanına ilişkin düzenlemeler genel sözleşme hukuku ilkelerine, özellikle Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen sözleşme serbestisi ilkesine tabidir. Aksine bir düzenleme bulunmadıkça, taraflar finansman sözleşmelerini serbest iradeleriyle düzenleyebilirler. Bu sözleşmelerin, Türk hukukunda sözleşmelere ilişkin genel hükümlere ve geçerlilik şartlarına uygun olması gerekir.

Türkiye’de faaliyet gösteren başlıca tahkim kurumları ve bu kurumların tahkim kuralları da üçüncü kişi finansmanına ilişkin özel bir düzenleme içermemektedir. Nitekim İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) ve İstanbul Ticaret Odası Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi (İTOTAM) gibi başlıca yerel tahkim kurumlarının kurallarında bu konuya dair herhangi bir hüküm yer almamaktadır.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca, avukatlık ücret sözleşmelerinin, dava konusu para dışındaki mal veya haklardan bir kısmının aynen avukata ait olacağını öngörmesi yasaktır. Buna karşılık, aynı maddede, avukatlık ücretinin başarıya bağlanmasına ve dava veya talep konusu para üzerinden, kanunda öngörülen üst sınır olan yüzde 25’i aşmamak kaydıyla belirlenmesine izin verilmektedir. Üçüncü kişi fon sağlayıcı ise müvekkilin avukatı sıfatını taşımadığından Avukatlık Kanunu hükümlerine tabi değildir.

Bu çerçevede, kanunla sınırlanmadıkça taraf iradesine üstünlük tanındığı kabul edilmektedir. Bununla birlikte, özel bir düzenlemenin bulunmaması tek başına hukuka aykırılık sonucunu doğurmamaktadır. Dolayısıyla, tahkim yeri Türkiye olan gerek iç gerekse milletlerarası tahkimlerde, aksi yönde bir yargı kararı veya kanun koyucu tarafından açık bir düzenleme getirilmedikçe, üçüncü kişi finansmanının sözleşmelere ilişkin genel düzenlemeler ve geçerlilik şartları içinde kalması halinde kullanılabileceği kabul edilebilecektir.

IV. CIArb’nin Üçüncü Kişi Finansmanı Rehberi (2025)

CIArb, Milletlerarası Tahkimde Üçüncü Kişi Finansmanı Rehberi’ni Eylül 2025’te yayımlamıştır. Tavsiye niteliğindeki bu metin, en iyi uygulamaları sistematik bir şekilde ortaya koyarak tahkimde üçüncü kişi finansmanına ilişkin kapsamlı bir yol haritası çizmektedir.

CIArb Rehberi, finansman düzenlemelerinin ticari işleyişi ile bunların tahkimdeki usuli etkilerini ele alan 18 ilke ortaya koymaktadır. Bağlayıcı kurallar getirmek yerine, taraflara, vekillere, hakemlere ve tahkim kurumlarına üçüncü kişi finansmanına ilişkin meselelerin ele alınmasına yönelik genel standartlar ve pratik rehberlik sunmaktadır. CIArb Rehberi’nin önemi, üçüncü kişi finansmanı alanında yeknesaklık sağlayan bir referans noktası işlevi görmesinden kaynaklanmaktadır. Rehber; yargı kararları, kurumsal kurallar ve 2018 ICCA – Queen Mary Task Force Report gibi önceki çalışmalar aracılığıyla şekillenen normları, erişilebilir ve sistematik bir ilke seti hâlinde bir araya getirmektedir. Bu durum, üçüncü kişi finansmanını düzenleyen bir mevzuata sahip olmayan Türkiye gibi yargı çevreleri bakımından özellikle önem taşımaktadır.

CIArb Rehberi, üçüncü kişi finansmanı bağlamında uygulamada sıklıkla tartışma konusu olan pek çok kritik alanı ele almakta ve her birine ilişkin pratik çözümler sunmaktadır. Bu ilkelerden bazıları aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

A. Açıklama ve Hakemlerin Tarafsızlığı & Bağımsızlığı

CIArb Rehberi’nin merkezinde bir açıklama yükümlülüğü bulunmaktadır. Buna göre, finansman sağlanan tarafların, herhangi bir üçüncü kişi finansmanının varlığını ve üçüncü kişi fon sağlayıcının kimliğini gecikmeksizin; hakem heyetine, karşı tarafa ve ilgili tahkim kurumuna açıklamaları öngörülmektedir. Bu yükümlülüğün amacı, hakemlerin olası çıkar çatışmalarını zamanında tespit edebilmelerini sağlamaktır. Bu bakımdan açıklama, hakemlerin bağımsızlığı ve tarafsızlığının korunmasıyla doğrudan ilgilidir.

CIArb Rehberi, dolayısıyla, ICSID, ICC ve HKIAC gibi birçok önde gelen tahkim kurumunun kurallarında artık zorunlu hale gelen ve hakem heyetlerince uygulamada benimsenen yaklaşımı yansıtmaktadır. Nitekim ICSID nezdinde Muhammet Çap & Sehil İnşaat Endüstri ve Ticaret Ltd. Şti. v. Türkmenistan davasında hakem heyeti, olası çıkar çatışmalarının değerlendirilmesi ve masraflar için teminat taleplerinin ele alınabilmesi amacıyla davacıların üçüncü kişi fon sağlayıcılarını açıklamalarına karar vermiştir. Bu yaklaşım, usuli denge ve şeffaflığın sağlanması için gerekli görülen bilgilerin açıklanmasına odaklanmaktadır. Bu bağlamda, finansmanın varlığı ve üçüncü kişi fon sağlayıcının kimliği paylaşılırken, finansman düzenlemesinin ticari mahiyetine ilişkin gizliliğe özen gösterilmektedir.

Hakem–üçüncü kişi fon sağlayıcı arasındaki olası çıkar çatışmalarına ek olarak, CIArb Rehberi, üçüncü kişi fon sağlayıcıların vekiller veya taraflarla olan ilişkilerinin de tarafsızlık bakımından tereddüt yaratabileceğine dikkat çekmektedir. CIArb Rehberi, güncellenmiş 2024 IBA Çıkar Çatışmaları Rehberi’nin yaklaşımını desteklemektedir. Bu yaklaşımda üçüncü kişi fon sağlayıcı, çıkar çatışması analizi bakımından taraflarla paralel bir statüde ele alınmaktadır. Bu çerçevede temel ilke şeffaflıktır. Üçüncü kişi fon sağlayıcının kimliğinin açıklanması sayesinde, tahkim sürecine dâhil olan paydaşlar olası gizli çıkar çatışmalarını zamanında tespit edebilmekte ve bu durumun tahkimin meşruiyetine zarar vermesi engellenmektedir.

B. Yargılama Sürecinin Yönetimi ve Uzlaşma

Uygulamada sıklıkla dile getirilen başlıca endişelerden biri, harici bir üçüncü kişi fon sağlayıcının uyuşmazlığa dâhil olmasının, yargılamanın fiilen üçüncü kişi fon sağlayıcının etkisi altına girmesine yol açabileceğidir. Bu endişe, yargılama stratejisinin yönlendirilmesi veya daha yüksek tutarlı bir karar elde edilmesi amacıyla uzlaşma ihtimalinin sınırlandırılması gibi durumlarda somutlaşmaktadır. CIArb Rehberi, üçüncü kişi finansmanı kapsamında fon sağlayıcının uyuşmazlığın esası veya yargılama süreci üzerinde kontrol sağlamaması gerektiğini açıkça düzenlemektedir. Özellikle dava stratejisi, usule ilişkin kararlar, uzlaşma veya feragat gibi hususların münhasıran taraf ve vekilleri tarafından belirlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Bu çerçevede CIArb Rehberi, taraflara finansman sözleşmelerinde stratejik nitelikteki görüş ayrılıklarının nasıl çözüleceğini açıkça düzenlemelerini tavsiye etmektedir. Nitekim uzlaşma teklifleri bakımından, üçüncü kişi fon sağlayıcı ile finansman sağlanan taraf arasında ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların, bağımsız bir arabulucuya veya uzmana başvurularak tarafsız bir değerlendirme yoluyla çözümlenmesi önerilmektedir. Uygulamada, iyi kurgulanmış finansman sözleşmeleri çoğu zaman uzlaşma bakımından üçüncü kişi fon sağlayıcının onayını belirli bir aşamaya kadar gerekli kılan hükümler içermektedir. Ayrıca üçüncü kişi fon sağlayıcının makul bir uzlaşma teklifini haksız şekilde reddetmesi hâlinde, fon sağlayıcının payının satın alınabilmesine veya uzlaşma sürecinde taraflar arasındaki “kilitlenmeyi” gidermek üzere bağımsız bir uzmanın devreye girmesine imkân tanıyan mekanizmalar da öngörebilmektedir.

C. Yargılamanın Gizliliği ve Avukat-Müvekkil Gizliliği

Bir üçüncü kişi fon sağlayıcıyla bilgi paylaşılması ve tahkime yeni bir aktörün dâhil edilmesi, yargılamanın gizliliği ile avukat-müvekkil gizliliğinin korunması bakımından çeşitli endişeler doğurabilmektedir. CIArb Rehberi bu hususu doğrudan ele almakta ve sürecin usulüne uygun şekilde yürütülmesi hâlinde üçüncü kişi fon sağlayıcıyla çalışmanın gizliliği veya avukat-müvekkil gizliliğini zedelemeyeceğini teyit etmektedir. Bu kapsamda CIArb Rehberi, üçüncü kişi fon sağlayıcıyı da kapsayan gizlilik sözleşmelerinin kullanılmasını önermektedir.

Örneğin HKIAC Kuralları, üçüncü kişi finansmanının temini için gerekli olduğu ölçüde gizli bilgilerin paylaşılmasına açıkça izin vermekte ve bu tür bir paylaşımın gizliliğin ortadan kalktığı veya zedelendiği şeklinde yorumlanamayacağını düzenlemektedir. CIArb Rehberi de benzer biçimde, uygun gizlilik düzenlemeleri altında bir tarafın üçüncü kişi fon sağlayıcıya belge veya dava bilgisi açıklamasının avukat-müvekkil gizliliğinden feragat anlamına gelmemesi gerektiğini vurgulamaktadır.

D. Masraflar ve Masraflar İçin Teminat

CIArb Rehberi’nde uygulama bakımından ele alınan bir diğer husus, üçüncü kişi finansmanının yargılama giderlerinin tahsisi ve masraflar için teminat talepleri üzerindeki yansımalarıdır. CIArb Rehberi’ne göre, davacının üçüncü kişi finansmanından yararlanması, davacının karşı tarafın masrafları için teminat göstermesine hükmedilmesini tek başına haklı kılmaz. Hakem heyetleri, sırf üçüncü kişi finansmanı sağlanmış olmasını, davacının ödeme gücünden yoksun olduğu veya kötü niyetle hareket ettiği şeklinde değerlendirmemelidir. Bunun yerine CIArb Rehberi, hakem heyetlerinin, davacının aleyhine hükmedilebilecek bir masraf kararını ödeyemeyeceğine veya ödemek istemeyeceğine işaret eden somut ve ikna edici göstergelere odaklanmasını önermektedir.

Ayrıca CIArb Rehberi, uyuşmazlık sonrası masraflar sigortasının başvurulabilecek araçlar arasında yer aldığını belirtmektedir. Bu kapsamda finanse edilen bir taraf, aleyhe yargılama giderlerinin karşılanmasını teminen bu tür bir sigorta yaptırabilir ve bu durum masraflar için teminat talebinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilecek bir unsur teşkil edebilir.

V. CIArb Rehberi’nin Türkiye Bakımından Önemi

Türkiye gibi üçüncü kişi finansmanına ilişkin açık bir yasal düzenlemenin bulunmadığı yargı çevreleri bakımından CIArb Rehberi özel bir önem taşımaktadır. CIArb Rehberi, Türk uygulamacılara ve hakemlere gönüllü olarak benimsenebilecek bir en iyi uygulamalar çerçevesi sunmaktadır. Nitekim tahkim yeri Türkiye olan bir uyuşmazlıkta görev yapan bir hakem heyeti, finansman sağlanan bir tarafın üçüncü kişi fon sağlayıcısını açıklayıp açıklamayacağı değerlendirirken, CIArb Rehberi’nde yer alan açıklama düzenlemelerinden yararlanabilir. Benzer şekilde, üçüncü kişi finansmanı düzenlemesine giren Türk taraflar da finansman sözleşmesinde hangi hususların müzakere edilmesi gerektiği konusunda CIArb Rehberi’ni pratik bir kontrol listesi olarak esas alabilirler.

Bu çerçevede CIArb Rehberi, Türk tahkim pratiğinde bir rehber vazifesi görebilir. Özellikle açıklama, çıkar çatışmaları ve taraf davranışlarına ilişkin olarak CIArb Rehberi’nde yer alan tavsiyeler, bir hakem kararının iptali veya tenfizi aşamasında karşılaşabilecekleri riskleri azaltabilir.

Ayrıca CIArb Rehberi, uluslararası düzeyde kabul gören ve saygın bir referans niteliği taşıması sayesinde, üçüncü kişi finansmanı içeren ve tahkim yeri Türkiye olan yargılamaların küresel standartlarla uyumlu biçimde yürütülmesine katkı sağlamaktadır.

VI. Sonuç

Üçüncü kişi finansmanı, tahkim yeri Türkiye olan yargılamalar bakımından yasaklanmış bir uygulama olmadığı gibi, Türk tahkim pratiğinde uygulanabilir bir modeldir ve sisteme yabancı değildir. Genel hukuk kuralları ve sözleşme serbestisinin sınırları çerçevesinde uygulandığında, tahkime erişimi genişleten ve taraflar arasında güç dengesizliğini azaltan çağdaş bir finansman aracıdır. Tahkim pratiği üçüncü kişi finansmanıyla etkileşimini sürdürdükçe, yargısal içtihatların ve olası mevzuat gelişmelerinin yakından takip edilmesi önem taşımaktadır. Bu süreçte, uygulamacılar ve taraflar, üçüncü kişi finansmanına ilişkin meseleleri yönlendirebilmek için karşılaştırmalı hukuk kaynaklarına, kurumsal tahkim kurallarına ve tavsiye niteliğindeki rehberlere başvurabilir.

Additional Posts