Menfi Tespit Davası (İİK. M. 72)

I. Genel Olarak
Davalının varlığını öne sürdüğü hukuki ilişkinin davacı tarafından aslında var olmadığının tespiti için açılan davaya menfi tespit davası denir1.

Türk hukukunda tespit davaları için genel bir hüküm bulunmaması sebebiyle; özellikle menfi tespit davasının icra takibine etkisini belirlemek İcra İflas Kanununda (İİK. m.72) menfi tespit davası ayrıca düzenlenmiştir2.

İcra İflas Kanununda menfi tespit davasının açılması için özel bir süre öngörülmemiştir. Davanın maddi hukukun öngördüğü süre zarfında açılması gerekmektedir.

Menfi tespit davasının açılabilmesi için, davacının borçlu olmadığının tespitinin yapılmasında davacı adına hukuki yarar var olmalıdır.

Menfi tespit davasının açılması için özel bir süre öngörülmediği aşağıda yer alan Yargıtay kararında şu şekilde ifade edilmektedir:

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/19569, K. 2020/6858, T. 1.7.2020

‘’…Menfi tespit davası İİK 72. maddesinde düzenlenmiş olup davanın açılması için herhangi bir hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Dava genel zamanaşımı süresine tabi olup istek konusu alacak avansın iadesi talebine ilişkin olmakla 5 yıllık zamanaşımına tabi olup işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken hak düşürücü süreden söz edilerek davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir…’’

II. Açılış Zamanlarına Göre Menfi Tespit Davası

A. İcra Takibinden Önce Açılan Menfi Tespit Davası

Borçlu, aleyhine henüz bir icra takibi başlatılmamışken; aslında var olmayan bir borcu ödemekle kendisini tehdit eden kişiye karşı menfi tespit davası açılabilir3.

Menfi tespit davasının açılabilmesi için, davacının borçlu olmadığının tespitinin yapılmasında davacı adına hukuki yarar var olmalıdır.

Kural olarak menfi tespit davası icra takibini etkilemez. Ancak; mahkeme talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir (İİK. m.72/2).

Menfi tespit davasına bakan mahkeme, davanın alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla açıldığı kanaatine varırsa ihtiyati tedbir talebini reddetmelidir4.

Menfi tespit davası açılabilmesi için; davacının hukuki yararının var olması gerektiğine ilişkin Yargıtay 19. Hukuk Dairesi kararı şu şekildedir:

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2014/7626, K. 2015/4782, T. 6.4.2015

‘’…Davalı banka tarafından davacıya gönderilen 4.2.2011 tarihli noter ihtarnamesi ile davacıda bulunan teminat mektupları ve 20 adet çek yaprağının bankaya iadesi istenmiş, bu ihtarname üzerine davacı, davaya konu teminat mektuplarını ve çek yapraklarını dava açılmadan önce davalı bankaya iade etmiştir. Bu iadeden sonra davalı banka tarafından davacıya çekilen aynı konu ile ilgili başka bir ihtarname bulunmadığı gibi bu konuları içerir bir icra takibine de rastlanılamamıştır. Hal böyle olunca davacının davadan önce iade edilen teminat mektupları ve çek yapraklarından dolayı menfi tespit davası açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartlarından olduğundan re’sen gözetilmelidir…’

B. İcra Takibinden Sonra Açılan Menfi Tespit Davası

Borçlunun icra takibinden sonra menfi tespit davası açabilmesi için korunmaya değeri bir hukuki yararının olması gerekir.

Borçlu itiraz sonucunda takibin durmasını sağlasa dahi, ileride itirazın iptali veya itirazın kaldırılması davasına muhatap olma tehdidi altında olması sebebiyle; menfi tespit davası açmakta hukuki yararının var olduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim Yargıtay kararları da bu yöndedir.

Aşağıda yer alan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında da; hakkında yürümekte olan bir icra takibi olan borçlunun, menfi tespit davası açmasında hukuki yararının var olduğunun kabul edilmesi gerektiği ifade edilmiştir:

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2011/19-622, K. 2012/9, T. 18.1.2012

‘’…Borçlunun, hakkında henüz icra takibi başlamadan önce de yapılabilecek olası bir takibi düşünerek, kendisini bir borçla tehdit eden kimseye karşı “böyle bir borcu bulunmadığının saptanması” için dahi menfi tespit davası açabileceği kabul edilmişken, hakkında yürümekte olan bir icra takibi olan borçlunun bu davayı açmasında hukuki yararının bulunduğunda hiç kuşku olmadığı gibi, böyle bir davayı açmasına da hiçbir hukuki engel bulunmamaktadır. Alacaklının elinde İ.İ.K.nun 68. maddesinde sayılan belgeler bulunmaması, borçlu hakkında başlattığı icra takibine, borçlunun itiraz etmek suretiyle takibi durdurması da borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını kabule yeterli olmayıp, bu halde dahi borçlu borç tehdidi altında olup, bu sebeple de menfi tespit davası açmakta hukuki yararı vardır…’’

III. Yargılama Usulü

İcra ve İflas Hukukunda düzenlenen menfi tespit davası hem maddi hukuk hem de usul hukuku açısından genel hükümlere tabidir. Davanın genel hükümlere tabi olması sebebiyle, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanacaktır5.

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesi veya icra takibinin yapıldığı yer mahkemesidir.

Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken ve icra mahkemesinde bildirmediği itiraz ve defileri de menfi tespit davasında ileri sürebilecektir6.

IV. Menfi Tespit Davasının Sonuçları

A. Menfi Tespit Davasının Kabulü

Menfi tespit davasının kabulü halinde, takip derhal durur. Kararın kesinleşmesiyle birlikte; kabul kararının içeriğine göre icra dairesi tarafından, icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir7.

Alacaklı, borçluyu haksız ve kötü niyetli olarak menfi tespit davası açmaya zorlamış ise; borçlunun talebiyle mahkeme tarafından, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere borçlunun zararının alacaklıdan tahsiline karar verilir8.

Menfi tespit davasında alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için; alacaklının kötü niyetinin ispat edilmiş olması gerektiğini ifade eden Yargıtay kararı şu şekildedir:

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2012/4217, K. 2013/174, T. 17.1.2013

‘’…İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi icra takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davalının kötü niyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece değinilen bu yön göz ardı edilerek davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirmiştir…’’

B. Menfi Tespit Davasının Reddi

Menfi tespit davasının reddi halinde, alacaklının alacağı maddi hukuk bakımından tespit edilmiş olur. Davanın görülmesi sırasında alınmış ihtiyati tedbir kararı varsa; ret kararıyla birlikte kalkar. İhtiyati tedbir kararından dolayı; durmuş olan icra takibine kaldığı yerden devam edilir. İhtiyati tedbirden kaynaklı olarak alacaklı alacağına geç ulaşacak olduğundan; borçlu aleyhine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilir. Tazminata hükmedilmesi için borçlunun kötü niyetli olması aranmaz9.

V. Menfi Tespit Davasının İstirdat Davasına Dönüşmesi

Menfi tespit davası sonuçlanmadan, para alacaklıya (davalıya) ödenirse; menfi tespit davası kendiliğinden istirdat davasına dönüşür.

Menfi tespit davası sırasında, borcun bir kısmının ödenip bir kısmının ödenmemesi halinde, ödenen kısım için dava istirdat davasına dönüşürken; ödenmeyen kısım için menfi tespit davası olarak görülmeye devam edecektir10.

1 KURU, Baki, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, 2. Baskı, İstanbul, Türkmen Kitabevi, 2006, s. 302 (İcra İflas Hukuku El Kitabı); UYAR, Talih, İcra ve İflas Kanunu Şerhi, 2. Baskı, Bilge Yayınevi, 2010, c.4, s. 6036; COŞKUN, Mahmut, İtirazın İptali Menfi Tespit ve İstirdat Tasarrufun İptali Davaları, 5. Baskı, Ankara, Seçkin, Mayıs 2019

2 KURU, İcra İflas Hukuku El Kitabı, s. 302

3 KURU, İcra İflas Hukuku El Kitabı, s. 307; COŞKUN, s. 593

4 COŞKUN, s. 602

5 PEKCANTEZ, Hakan / ATALAY, Oğuz / SUNGURTEKİN ÖZKAN, Meral / ÖZEKES, Muhammet, İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, 3. Baskı, Ankara, Yetkin Yayınları, 2016, s. 181 ; KURU, Baki,  İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, 3. Baskı, Ankara, Yetkin Yayınları, Eylül 2019, s. 146 (İcra İflas Hukuku Ders Kitabı)

6 KURU, İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, s. 147

7 KURU, İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, s. 149

8 PEKCANTEZ/ATALAY/SUNGURETKİN ÖZKAN/ÖZEKES, s.182

9 KURU, Baki,  İcra ve İflas Hukuku Ders Kitabı, s. 148

10 KURU, İcra İflas Hukuku El Kitabı, s. 338

Bu konu hakkında daha fazla bilgi için:

Av. Emre Ramazan Atasoy
Av. Emre Ramazan AtasoyAvukat
Av. Emine Nur Çakır
Av. Emine Nur ÇakırAvukat