Fikri Mülkiyet

Ekonomik ve teknolojik gelişmeler aracılığıyla yeni tasarımlar, sınai fikirler veya ticari teşebbüsler daha büyük bir hızla hayata geçerken, bu değerlerin hukuki yoldan korunmasıda bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmaktadır.

Bir markanın ya da ürünün taklit edilmesi ya da benzeri bir sorun ortaya çıktığında marka sahibinin yasal haklarını kullanabilmesi için sınai haklar kapsamında mutlaka tescil işleminin yaptırılmış olması gerekmektedir. Tescil müracaatı yapılmadan önce ise, tescili istenen markanın WIPO ve EUIPO gibi uluslararası marka veri tabanlarında, hedef pazarlarda ve orijin ülkelerdeki tescil durumunun araştırılması gerekmektedir. Marka ve sınai haklar ile ilgili gerekli araştırma yapılmadan izlenecek her bir adımda yatırımın da boşa gitmesi riski bulunmaktadır.

Bugün küresel olarak yaşanan pazar daralması, tüm işletmeleri dış piyasalara açılmaya ve uluslararası alanda rekabet etmeye zorlamaktadır. Son yıllarda, Türkiye’de de marka, tasarım ve patent tescili başvurularında da her yıl çift haneli yüzdeler ile artış gözlenmektedir. En son 2017 yılında, bir önceki yıla göre patent başvuru sayısı %15 artışla 19 bine ulaşmış, marka başvurularıise %13 artışla 121 bin olmuştur.

Ulusal ve uluslararası marka ve patent kurumlarında tescil işlemlerinin gerçekleştirilmesi ve hakların korunabilmesi için güncel mevzuata hâkim olmak ve güncel içtihadı takip etmek büyük önem taşımaktadır. Son dönemde, hem Türk hem de uluslararası fikri mülkiyet mevzuatında önemli yenilikler getirilmiştir. 6769 sayılı yeni Sınai Mülkiyet Kanunu yürürlüğe girmiş, Avrupa Birliği’nin reform niteliğindeki yeni marka regülasyonları ise Ekim 2017’de yürürlüğe girmiştir.

Lexist, marka, patent ve endüstriyel tasarım başvurularının ön araştırmaları, hazırlanmasıve tescil başvurularının takip süreçlerinde aktif bir şekilde görev almaktadır. Fikri mülkiyet haklarının ihlaline ilişkin olarak idari, adli ve cezai süreçlerde de müvekkillerini başarıyla temsil etmektedir.