Sigorta Tahkim Komisyonu (Sigortacılık Kanunu m. 30)

I. Genel Olarak

Türk Ticaret Kanunu’nun 1401. maddesinde sigorta sözleşmesi şu şekilde tanımlanmıştır: “Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi hâlinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir.”.

Tahkim, mahkemeler dışında uyuşmazlıkların çözümü için geliştirilen alternatif bir yöntem olup, taraflar arasında özel hukuk ilişkilerinden doğmuş veya ileride doğacak olan belli hukuki uyuşmazlıkların adli mahkemeler dışında, uyuşmazlığın taraflarınca seçilen bağımsız ve tarafsız hakemler tarafından çözümlenerek karara bağlanması işlemi olarak tanımlanabilir1.

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m.30 ile sigortacılıkta tahkim düzenlenmiş ve Türkiye Sigorta, Resürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği bünyesinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu’nun oluşumu ve görevleri, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ile ayrıntılı olarak düzenlenmiştir2.

Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesi uyarınca, sigorta tahkim yoluna başvurulabilmesi için sigortacı ile sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan arasında ayrıca tahkim sözleşmesinin yapılmış olması gerekmemektedir. Kural olarak, sigortacının sigorta tahkim sistemine üye olması, karşı tarafın tahkim sürecini başlatabilmesi için yeterlidir3. Bununla birlikte, zorunlu sigortalardan kaynaklanan uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş, sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahiplerinin tahkim usulünden faydalanması mümkündür4.

Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişi tahkime gitmek zorunda olmayıp dilerse mahkemeye ya da somut olaya göre tüketici hakeme heyetine de başvurabilir. Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayanın başvurabileceği üç yol vardır: (a) sigorta tahkimi, (b) mahkeme, (c) tüketici hakem heyeti5.

II. Tahkime Başvuru Usulü

Sigorta Tahkim Komisyonu’na gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olayla ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruyu yapmış olması ve bu başvurunun kısmen veya tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigortacılık yapan kuruluşun on beş gün içerisinde herhangi bir yazılı cevap vermemesi de Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurulabilmesi için yeterlidir(Sigortacılık Kanunu m.30/13; Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m. 16/2-a)6.

Sigorta tahkim için, Sigorta Tahkim Komisyonu’nun merkezine ya da başvuru yapan kişinin ikametgahının bulunduğu ya da rizikonun gerçekleştiği yerdeki büroya başvurulabilir. Komisyon tarafından oluşturulan başvuru formunun, ıslak imzalı şekilde doldurulmasının yanı sıra başvurucunun kimlik belgesi, başvuru ücretini ödediğine dair makbuz ve sigorta şirketine yapılan talebin olumsuz veya cevapsız bırakıldığını gösteren belgenin ibrazı gerekmektedir (Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik m. 16/1)7.

III. Başvurunun Kabul Edilebilirlik Ön İncelemesi

Roportörler, başvuruyu yapan tarafların sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan ile sigortacı olup olmadığına; başvuru konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak mahkemede veya tüketici hakem heyetinde dava açılıp açılmadığına ya da taraflar arasında tahkim sözleşmesinin bulunup bulunmadığına bakacaktır. Ön inceleme yapılması, tahkimin ilk aşaması olarak düzenlenmiştir8. Roportörler en geç on beş gün içinde incelemeleri tamamlamak zorunda olup aksi halde, çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilecektir.

IV. Hakemlerin Belirlenmesi

Sigorta hakemi olmak için Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinde aranan şartları taşımak ve Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvurmak gerekmektedir. Uyuşmazlığa hangi sigorta hakeminin bakacağı, komisyon tarafından hakem listesinden seçilir. Listenin başındaki sigorta hakeminin uzmanlık alanı, uyuşmazlığın çözümü için uygun değilse; sıradaki uzmanlık alanına uyan ilk hakem atanır. Komisyon, işin niteliğine göre en az üç sigorta hakeminden oluşacak bir heyet oluşturulmasına karar verebilir. Bununla birlikte, uyuşmazlık konusu miktarın on beş bin Türk Lirası ve üzerinde olduğu durumlarda heyetin oluşturulması zorunludur9.

V. Hakem Kararlarının Verilmesi

 Hakem ve hakem heyeti, dört aylık süre içerisinde gerekli inceleme ve değerlendirmeleri yaparak önlerine gelen uyuşmazlığa ilişkin nihai kararı vermek zorundadır. Hakem heyeti tarafından verilen karar, tarafların iddia ve savunmalarını kapsayacak şekilde esasa ilişkin çözüm getirir şekilde verilmelidir. Hakemlerin verdikleri kararın içeriğinde, uyuşmazlığın ne olduğu, maddi ve hukuki gerekçe ile davanın esası ve yargılama giderlerinin bulunması gerekmektedir. Yargılama giderleri içerisinde, uyuşmazlığın Avukat aracılığıyla takip edilmesi halinde ortaya çıkacak vekâlet ücreti de bulunmaktadır10. Komisyona yapılan başvurularda, beş bin Türk Lirası’na kadar olan uyuşmazlıklara ilişkin verilen hakem kararları kesin olup bu tutarın üstündeki uyuşmazlıklarda, kararın bildiriminden itibaren on gün içinde komisyon nezdinde bir defaya mahsus olarak itiraz edilebilir.

VI. Hakem Kararlarına Karşı Kanun Yolu

Sigortacılık Kanunu m. 30/f.12’ de sigorta tahkiminde verilen kararlara karşı yolunun “temyiz” yolu olduğu öngörülmüştür. Kanunda düzenlenen dört istisnai durum dışında kırk bin Türk Lirası’na kadar olan hakem kararları kesindir. Dört istisnai durum şu şekildedir:

a. Tahkim süresinin sonra ermesinden sonra karar verilmiş olması.
b. Talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması.
c. Hakemlerin yetkileri dâhilinde olmayan konularda karar vermesi.
d. Hakemlerin tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi.

Doktrinde sigorta tahkim yargılaması neticesinde verilen hakem kararlarına karşı doğrudan iptal davası mı açılması gerektiği yoksa doğrudan temyiz yoluna mı başvurulması gerektiği tartışmalı olmakla birlikte; kanun koyucunun istisnai bir düzenleme yaparak, sigorta tahkim yargılaması neticesinde verilen hakem kararlarına karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulması gerektiğini düzenlediği de ifade edilmiştir11. Yargıtay da bu görüştedir. Sigorta tahkim yargılaması neticesinde verilen hakem karlarına karşı doğrudan temyiz yoluna başvurulması gerektiğine ilişkin Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu kararı da şu şekildedir:

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 2019/4 E, 2020/1 K., 19.6.2021 T.

 Sigortacılık Kanunu’nun ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun düzenlemelerine yer verilmek suretiyle HMK’da istinaf kanun yolunda hakem kararlarının iptali nedenleri olarak öngörülen nedenler ile Sigortacılık Kanununda düzenlenen temyiz nedenlerinin farklı olması karşısında kanunların çatışacağı ve hangi hükümlerin uygulanacağı sorununun ortaya çıkabileceği belirtilmiştir.

Anılan kararın gerekçesinde kısaca HMK’nın genel kanun, Sigortacılık Kanunu’nun ise özel kanun olduğu ve istinaf kanun yoluna gidilmesi durumunda dört aşamalı bir inceleme oluşacağı bu durumunda kanun koyucunun amaçladığı sigorta sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların hızlı, çabuk, ekonomik bir şekilde işin uzmanlarınca çözümü imkan ve ihtimalinin ortadan kaldıracağı ve kanun koyucunun istinaf kanun yolunu kasten ve özellikle devre dışı bıraktığı, kendi özel itiraz ve temyiz sistematiğini kurduğu belirtilmiştir. Bu dururumun istisnai bir düzenleme olan, öğretide ‘’atlamalı temyiz’’ olarak isimlendirilen istinaf incelemesi yapılmadan doğrudan temyize tabi işlere örnek gösterileceği belirtilmiştir.

Bu içtihat kapsamında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetinin itiraz üzerine verilen kararlarına karşı istinaf kanun yoluna gidilmeden doğrudan temyiz kanun yoluna gidilecektir.” 

1 ÖZDAMAR, Mehmet, ‘’Sigorta Hukukunda Uyuşmazlıkların Çözümünde Tahkim Sistemi’’, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 17, S.1-2, s. 833.

2 EKŞİ, Nuray, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda Tahkim, 1. Baskı, Beta, İstanbul, 2013, s. 55.

3 ÖZDAMAR, s. 840-841.

4 EKŞİ, s. 59.

5 EKŞİ, s. 62.

6 EKŞİ, s. 62.

7 YAZICIOĞLU, Emine/ŞEKER ÖĞÜZ, Zehra, Sigorta Hukuku, 1. Baskı, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, Nisan 2019, s. 221-222.

8 EKŞİ, s. 63.

9 EKŞİ, s. 64.

10 ÖZDAMAR, s. 848-849.

11 Aynı görüşteki yazalar için Bkz. EKŞİ, s. 68; KABUÇOĞLU ÖZER, Fatma Dilek, Sigortacılık Şerhi, 1. Baskı, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, Ekim 2012, s.499-500; ÖZDAMAR, s. 850-851.

Bu konu hakkında daha fazla bilgi için:

Av. Dr. Eyüp Kul
Av. Dr. Eyüp KulKurucu Ortak
Stj. Av. Beyza Candan
Stj. Av. Beyza CandanStajyer Avukat
Stj. Av. Betül Sena Tatar
Stj. Av. Betül Sena TatarStajyer Avukat