29 HAZİRAN 2018 TARİHLİ RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANAN E: 2016/1 VE 2017/6 SAYILI YARGITAY İÇTİHADI BİRLEŞTİRME BÜYÜK GENEL KURULU KARARI’NIN İNCELEMESİ

Banka ile lehtar arasında düzenlenen teminat mektubu temin etme sözleşmelerine ve banka ile çek sahibi arasında düzenlenen sözleşmede karşılıksız kalan çek yaprağı bedelinin depo edilmesine dayalı ihtiyati haciz taleplerine dair Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 19. Hukuk Dairesi tarafından verilen kararlarda farklılıklar ortaya çıkmıştır. Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nce banka sözleşmelerinde risk gerçekleşmeden depo ettirme yetkisi var ise, anılan sözleşme hükmünün ihtiyati haciz isteme yetkisini de içerdiğinden bahisle bankalarca yapılan ihtiyati haciz talepleri kabul edilmekte iken; Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nce banka tarafından yapılan herhangi bir ödeme yok ise ihtiyati haciz talebinin kabul edilemeyeceği görüşü ile hareket edilmiştir.

Bunun üzerine, görüş aykırılıklarının İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nca giderilmesi için içtihatı birleştirme talep edilmiştir.

Konu ile ilgili Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nca yapılan inceleme neticesinde: henüz nakde çevrilmeyen teminat mektupları ile ilgili olarak teminat mektubundaki meblağın tahsili için genel haciz yolu ile takip yapılamayacağı; zira para alacağından kaynaklanan borcun, risk gerçekleşmediği ve bankanın henüz bir ödemesi bulunmadığı için muaccel olmadığı; muaccel olmayan bir alacak için de ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği kabul edilmiştir (İlK.m.257/l).

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nca çekler yönünden: bankanın riskinin ancak kullanılan ve karşılıksız kalan çeklerde söz konusu olabileceği, risk gerçekleşmemişse muaccel bir alacaktan söz edilemeyeceği kabul edilmiştir. Muaccel olmayan bu alacak için de ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği şeklinde içtihat birliğine varılmıştır (İİK.m.257/l).

Buna göre, ekonomide istikrarın önemli olduğundan hareketle, bankalarca yapılan bir ödeme olmadıkça sadece sözleşme hükmüne dayanılarak ihtiyati haciz talep edilmesi hukuka uygun bulunmamıştır. Kararda genel itibari ile bankaların sebepsiz işlemlerine karşı şirketlerin korunması yönünde hareket edilmesi gerektiğine işaret edildiği düşünülmektedir.